68 / 114
القلم
Al-Qalam Suresi
Abdullah Basfer
Hafs an Âsım · Murattal
Dinlemeye hazır · 52 ayet
Al-Qalam
52 ayet · Abdullah Basfer, Hafs an Âsım
0:00Her 10 ayette bir çizgi--:--
Hız
Bitince
Uyku zamanlayıcısı
Sesi değiştir · Al-Qalam Suresi kesilmeden devam eder
Al-Qalam Suresi · tilaveti takip edin
Ayet zamanlamaları mp3quran.net’ten yükleniyor…
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
68:1
نٓ وَٱلْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَ١
Nun; kalem ve onunla yazılanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine uğramış bir kimsesin, deli (cinlenmiş) değilsin.
68:2
مَآ أَنتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍ٢
Nun; kalem ve onunla yazılanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine uğramış bir kimsesin, deli (cinlenmiş) değilsin.
68:3
وَإِنَّ لَكَ لَأَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍ٣
Doğrusu sana kesintisiz bir ecir vardır.
68:4
وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ٤
Şüphesiz sen büyük bir ahlaka sahipsindir.
68:5
فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَ٥
Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
68:6
بِأَييِّكُمُ ٱلْمَفْتُونُ٦
Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
68:7
إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ٧
Doğrusu senin Rabbin, yolundan sapıtanları çok iyi bilir; O, doğru yolda olanları da çok iyi bilir.
68:8
فَلَا تُطِعِ ٱلْمُكَذِّبِينَ٨
Bundan böyle, yalanlayanlara itaat etme;
68:9
وَدُّوا۟ لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ٩
(Onlar sana indirilen ayetlerden beğenmediklerini bırakman suretiyle senin) kendilerine yumuşak davranmanı isterler; böyle yapsan, onlar da seni över, yumuşak davranırlar.
68:10
وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَّهِينٍ١٠
Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
68:11
هَمَّازٍ مَّشَّآءٍۭ بِنَمِيمٍ١١
Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
68:12
مَّنَّاعٍ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ١٢
Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
68:13
عُتُلٍّۭ بَعْدَ ذَٰلِكَ زَنِيمٍ١٣
Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
68:14
أَن كَانَ ذَا مَالٍ وَبَنِينَ١٤
Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
68:15
إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ١٥
Ayetlerimiz ona okunduğu zaman: "Öncekilerin masalları" der.
68:16
سَنَسِمُهُۥ عَلَى ٱلْخُرْطُومِ١٦
Onun havada olan burnunu yakında yere sürteceğiz.
68:17
إِنَّا بَلَوْنَٰهُمْ كَمَا بَلَوْنَآ أَصْحَٰبَ ٱلْجَنَّةِ إِذْ أَقْسَمُوا۟ لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِحِينَ١٧
Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.
68:18
وَلَا يَسْتَثْنُونَ١٨
Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.
68:19
فَطَافَ عَلَيْهَا طَآئِفٌ مِّن رَّبِّكَ وَهُمْ نَآئِمُونَ١٩
Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.
68:20
فَأَصْبَحَتْ كَٱلصَّرِيمِ٢٠
Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.
68:21
فَتَنَادَوْا۟ مُصْبِحِينَ٢١
Sabah erken: "Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın" diye birbirlerine seslendiler.
68:22
أَنِ ٱغْدُوا۟ عَلَىٰ حَرْثِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰرِمِينَ٢٢
Sabah erken: "Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın" diye birbirlerine seslendiler.
68:23
فَٱنطَلَقُوا۟ وَهُمْ يَتَخَٰفَتُونَ٢٣
"Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın" diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.
68:24
أَن لَّا يَدْخُلَنَّهَا ٱلْيَوْمَ عَلَيْكُم مِّسْكِينٌ٢٤
"Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın" diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.
68:25
وَغَدَوْا۟ عَلَىٰ حَرْدٍ قَٰدِرِينَ٢٥
Yoksullara yardım etmeye güçleri yeterken böyle konuşarak erkenden gittiler.
68:26
فَلَمَّا رَأَوْهَا قَالُوٓا۟ إِنَّا لَضَآلُّونَ٢٦
Bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık" dediler.
68:27
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ٢٧
Bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık" dediler.
68:28
قَالَ أَوْسَطُهُمْ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ٢٨
Ortancaları: "Ben size Allah'ı anmanız gerekmez mi, dememiş miydim?" dedi.
68:29
قَالُوا۟ سُبْحَٰنَ رَبِّنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ٢٩
"Rabbimizi tenzih ederiz; doğrusu biz yazık etmiştik" dediler.
68:30
فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَلَٰوَمُونَ٣٠
Birbirlerini yermeye başladılar.
68:31
قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا طَٰغِينَ٣١
Sonra şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize; doğrusu azgınlık edenlerdendik."
68:32
عَسَىٰ رَبُّنَآ أَن يُبْدِلَنَا خَيْرًا مِّنْهَآ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا رَٰغِبُونَ٣٢
"Belki Rabbimiz bize bundan daha iyisini verir; doğrusu artık, Rabbimizden dilemekteyiz."
68:33
كَذَٰلِكَ ٱلْعَذَابُ وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَكْبَرُ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ٣٣
İşte azap böyledir; ama ahiret azabı daha büyüktür; keşke bilseler!
68:34
إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ٣٤
Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, Rableri katında nimet cennetleri vardır.
68:35
أَفَنَجْعَلُ ٱلْمُسْلِمِينَ كَٱلْمُجْرِمِينَ٣٥
Kendilerini Allah'a vermiş olanları hiç suçlular gibi tutar mıyız?
68:36
مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ٣٦
Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?
68:37
أَمْ لَكُمْ كِتَٰبٌ فِيهِ تَدْرُسُونَ٣٧
Yoksa okuduğunuz bir kitabınız mı var?
68:38
إِنَّ لَكُمْ فِيهِ لَمَا تَخَيَّرُونَ٣٨
Seçtikleriniz herhalde orada olacaktır.
68:39
أَمْ لَكُمْ أَيْمَٰنٌ عَلَيْنَا بَٰلِغَةٌ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَ٣٩
Yoksa aleyhimizde, kıyamet gününe kadar süregidecek ahidleriniz mi var ki, kendinize hükmettikleriniz sizin olacaktır?
68:40
سَلْهُمْ أَيُّهُم بِذَٰلِكَ زَعِيمٌ٤٠
Sor onlara: "Bunu kim üzerine alır?"
68:41
أَمْ لَهُمْ شُرَكَآءُ فَلْيَأْتُوا۟ بِشُرَكَآئِهِمْ إِن كَانُوا۟ صَٰدِقِينَ٤١
Yoksa onların ortakları mı vardır? Doğru sözlü iseler ortaklarını getirsinler.
68:42
يَوْمَ يُكْشَفُ عَن سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ٤٢
O gün işin dehşetinden baldırlar açılır; gözleri dönmüş olarak yüzlerini zillet bürür; secdeye çağırılırlar ama buna güçleri yetmez. Oysa, kendileri sapasağlam oldukları zaman secdeye çağırılmışlardı.
68:43
خَٰشِعَةً أَبْصَٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ وَقَدْ كَانُوا۟ يُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ وَهُمْ سَٰلِمُونَ٤٣
O gün işin dehşetinden baldırlar açılır; gözleri dönmüş olarak yüzlerini zillet bürür; secdeye çağırılırlar ama buna güçleri yetmez. Oysa, kendileri sapasağlam oldukları zaman secdeye çağırılmışlardı.
68:44
فَذَرْنِى وَمَن يُكَذِّبُ بِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ سَنَسْتَدْرِجُهُم مِّنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَ٤٤
Kuran'ı yalanlayanları Bana bırak; Biz onları bilmedikleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız.
68:45
وَأُمْلِى لَهُمْ إِنَّ كَيْدِى مَتِينٌ٤٥
Onlara mehil veriyorum; doğrusu Benim tuzağım sağlamdır.
68:46
أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ أَجْرًا فَهُم مِّن مَّغْرَمٍ مُّثْقَلُونَ٤٦
Yoksa, sen onlardan ücret istiyorsun da, ağır bir borç altında mı kalıyorlar? Elbette hayır.
68:47
أَمْ عِندَهُمُ ٱلْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ٤٧
Yoksa, gaybın bilgisi kendilerinin katında da onlar mı yazıyorlar?
68:48
فَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُن كَصَاحِبِ ٱلْحُوتِ إِذْ نَادَىٰ وَهُوَ مَكْظُومٌ٤٨
Sen Rabbinin hükmüne kadar sabret; balık sahibi (Yunus) gibi olma, o, pek üzgün olarak Rabbine seslenmişti.
68:49
لَّوْلَآ أَن تَدَٰرَكَهُۥ نِعْمَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ لَنُبِذَ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ٤٩
Rabbinin katından ona bir nimet ulaşmasaydı, kınanmış olarak sahile atılacaktı.
68:50
فَٱجْتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَجَعَلَهُۥ مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ٥٠
Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkar edenler, Kuran'ı dinlediklerinde nerdeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. "O delidir" diyorlardı.
68:51
وَإِن يَكَادُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَٰرِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا۟ ٱلذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُۥ لَمَجْنُونٌ٥١
Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkar edenler, Kuran'ı dinlediklerinde nerdeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. "O delidir" diyorlardı.
68:52
وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ٥٢
Oysa Kuran, alemler için bir öğütten başka bir şey değildir.
Türkçe · Diyanet İşleri · Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Sıradaki
Sonunda durur69الحاقة
Al-Haaqqa
52 ayet
70المعارج
Al-Ma'aarij
44 ayet
71نوح
Nooh
28 ayet
72الجن
Al-Jinn
28 ayet
73المزمل
Al-Muzzammil
20 ayet
74المدثر
Al-Muddaththir
56 ayet
Diğer kârilerden Al-Qalam Suresi
Bu kayıt hakkında
Kâri
Rivayet
Hafs an Âsım
Tarz
Murattal
Dosya
cdn.mp3quran.net/audio/abdullah-basfar/r1/068.mp3
Süre
Yüklenince gösterilir
Zamanlamalar
mp3quran.net ayet zamanlamaları
Ses: mp3quran.net, kâri: Abdullah Basfer. Kendi sunucularından akış olarak gelir, asla kopyalanmaz.
Siz gezinirken dinleme sürer: alttaki mini oynatıcı her sayfada sizinle gelir.